Türkiye'deki faal nüfusun yaklaşık yarısı tarım sektöründe çalışmakta ve ülkenin gelir kaynakları ile halkın geçiminde tarım, önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle ülkemiz hâlâ tarım ülkesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak ülkemizde 1970 li yılların sonları ile 1980 li yılların başlarından itibaren sanayi sektöründe önemli bir ilerileme görülmüş , tarım gelirlerinin ülkemiz ekonomisindeki payı sanayi ve hizmet sektörünün gerisine düşmüştür. Bununla birlikte , tarımsal hammadde kaynakları sanayide önemli bir yer tutmaya devam etmiştir. Sanayimizin itici gücü olan tekstilde tarımsal hammadde kullanılması bu durumun en açık örneğidir.
Tarım sektöründe çalışan nufüs azalmakla birlikte diğer setörlere oranla fazlalığını korumaktadır.
Tarım alanlarının dağılışında iklim , yer şekilleri , yükselti , denize göre konum gibi özellikler belirleyicidir.
Buna göre , tarım yapılan toprağın oran bakımından en az olduğu bölge Doğu Anadolu bölgesidir. Çünkü yükseltinin ve engebenin en fazla olduğu bölgedir.
8.05.2008
Türkiye'nin Yer Altı Suları ve Kaynaklar
Türkiye,arazinin jeolojik yapısına ver yeryüzü şekillerine bağlı olarak oluşmuş yer altı ve kaynakları bakımından zengindir.Yurdumuzda vadi,yamaç ve artezyen kaynakları yaygın şşekilde bulunmaktadır. Batı Toroslarda karstik kaynaklar, tektonik hareketlerin yaygın olduğu sahalarda ise fay kaynakları bulunur.
Dünya enerji tüketimi her on yılda iki kat artmaktadır. Türkiye'de enerji açığına bakıuldığında her yıl bir önceki yıla göre % 8 daha fazla yatırım yapılması gerkmektedir.Foğaya saygılı,yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarından biri jeotermal enerjidir.Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer alan Türkiye'de sıcaklıkları 20-110 C,debileri ise 2-500 metre küp/saniye arasında değişen 1000'in üzerinde kaynak bulunmaktadır.
Türkiye'de jeotermal enerji özellikle ısıtma ve sağlık alanlarında kullanılmaktadır.Ülkemizde jeotermal kökenli elektrik enerjisi üretimi Denizli-Sarayköy ve Aydın Germencik'te yapılmaktadır.Türkiye'nin diğer yüksek jeotermal enerji potansiyel bölgeleri Çanakkale,Afyonkarahisar -Sandıklı ,Kızılcahamam ,Gönen ,Simav,Kozaklı 'dır.Halen Kırşehir,Gönen ,Simav,Kızılcahamam ve İzmir -Balçova 'da sıcak kaplıca suları ,merkezi konut ısıtmasında kullanılmaktadır.Türkiye 5 milyon konutu ısıtacak jeotermal potansiyele sahiptir.
Bazı yörelerde seraların ısıtılmasında da jeotermal kaynaklardan faydallanılmaktadır.Dünya genelinde jeotermal enerji ;yüzme havuzlarında,havaalanlarındaki pistlerin ısıtılmasında,organik maddlerin kurutulmasında ve sanayide kullanılmaktadır.
Dünya enerji tüketimi her on yılda iki kat artmaktadır. Türkiye'de enerji açığına bakıuldığında her yıl bir önceki yıla göre % 8 daha fazla yatırım yapılması gerkmektedir.Foğaya saygılı,yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarından biri jeotermal enerjidir.Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer alan Türkiye'de sıcaklıkları 20-110 C,debileri ise 2-500 metre küp/saniye arasında değişen 1000'in üzerinde kaynak bulunmaktadır.
Türkiye'de jeotermal enerji özellikle ısıtma ve sağlık alanlarında kullanılmaktadır.Ülkemizde jeotermal kökenli elektrik enerjisi üretimi Denizli-Sarayköy ve Aydın Germencik'te yapılmaktadır.Türkiye'nin diğer yüksek jeotermal enerji potansiyel bölgeleri Çanakkale,Afyonkarahisar -Sandıklı ,Kızılcahamam ,Gönen ,Simav,Kozaklı 'dır.Halen Kırşehir,Gönen ,Simav,Kızılcahamam ve İzmir -Balçova 'da sıcak kaplıca suları ,merkezi konut ısıtmasında kullanılmaktadır.Türkiye 5 milyon konutu ısıtacak jeotermal potansiyele sahiptir.
Bazı yörelerde seraların ısıtılmasında da jeotermal kaynaklardan faydallanılmaktadır.Dünya genelinde jeotermal enerji ;yüzme havuzlarında,havaalanlarındaki pistlerin ısıtılmasında,organik maddlerin kurutulmasında ve sanayide kullanılmaktadır.
Etiketler: coğrafya dersleri , coğrafya dersi
batı toroslar,
canakkale,
merkezi konut,
simav,
yer altıı kaynak
7.14.2008
Doğal Afetlerin Etkileri
Doğal olayların,afetler neden olmasıdan yeryüzü şekilleri,jeolojik yapıve iklim özelikleri ile birlikte insan faktörü de etkili olmaktadır.Türkiye,sahip olduğu bu özellikler bakımından öenmli risklere sahiptir.Ülkemiz deprem,heyalan,çığ,sel ve taşkınlardan afet boyutunda sık sık etkilenir.Meydana gelen bu afetler,öenmli ölçüde can ve mal kayıplarına neden olur.Ayrıca doğal afetler yeryüzünü mde değiştirir.
Afetler bölge ve ülke ekonomisine zarar verdiği için bunların insanlar üzerinde de sosyal ve psikolojik açıdan olumsuz etkileri olur.Böylesine sonuölara neden olan doğa olaylarının meydana gelmeleri önlenemiyor olsa da bu doğa olaylarının zararlarının azaltılması mümkündür.Örneğin iki farklı ülked meydana gelen aynı büyüklükteki iki depremin verdiği zarar,çok farklı boyutlarda olabiliyor.Hatta bu durum aynı üle sınırları içinde bölgeden bölgeye bile değişiklik gösterebiliyor.Örneğin Japonya'da meydana gelen depremler,Türkiye'de meydana gelen depremlerden daha az can ve mal kayıplarına yol açar.Bunda Japonya'nın depreme karşı aldığı önlemler etkili olmaktadır.Hasar boyutlarının farklı olması sadece depremler için değilk sel ve taşkınşar,heyelan ve diğer afet türleri içinde söz konusudur.
Ülkemizde en çok görülen meterolojik tehlikeler;şiddetli
yağış(yağmur,kar,dolu),sel,taşkın,don,orman yangınları,kuvvetli rüzgar,fırtına,çığ ve yıldırımdır.Doğal afetlerin oluşum sayıları dikkate alındığında kuvvetli rüzgar ve sellere bağlı olarak meydana gelen afetler ilk sırayı almaktadır.
Dünya'da etkili olan 31 doğal afet türü;şiddetleine,oluşum sürelerine ve etkilerine göre sıralanınca en önemlilerinin kuraklık,tropikal siklon,bölgesel sel ve taşkınların olduğu görülür.Buafetlerin ortak özellikleri,önceden tahmin edilerek erken uyrarıları yapılan meterolojik afetler olmalarıdır.
Meterolojik afetler için alıancak önlemler;acil durum planları,iyiçalışan bir erken uyarı sistemidir.Bunlar olağanüstü hava olaylarına bağlı zararın azaltılmasını sağlayacaktır.
1970 yılında Bangladeş'te meydana gelen şiddetli bir tropikal siklon 300,000 kişinin ölmesine neden olmuştur.Fakat gelişmiş uyarı sistemleri sayesinden benzer tropikal siklonlarda 1992'de 13.000,1994'te ise sadece 20 kişi hayatını kaybetmiştir.
Afetler bölge ve ülke ekonomisine zarar verdiği için bunların insanlar üzerinde de sosyal ve psikolojik açıdan olumsuz etkileri olur.Böylesine sonuölara neden olan doğa olaylarının meydana gelmeleri önlenemiyor olsa da bu doğa olaylarının zararlarının azaltılması mümkündür.Örneğin iki farklı ülked meydana gelen aynı büyüklükteki iki depremin verdiği zarar,çok farklı boyutlarda olabiliyor.Hatta bu durum aynı üle sınırları içinde bölgeden bölgeye bile değişiklik gösterebiliyor.Örneğin Japonya'da meydana gelen depremler,Türkiye'de meydana gelen depremlerden daha az can ve mal kayıplarına yol açar.Bunda Japonya'nın depreme karşı aldığı önlemler etkili olmaktadır.Hasar boyutlarının farklı olması sadece depremler için değilk sel ve taşkınşar,heyelan ve diğer afet türleri içinde söz konusudur.
Ülkemizde en çok görülen meterolojik tehlikeler;şiddetli
yağış(yağmur,kar,dolu),sel,taşkın,don,orman yangınları,kuvvetli rüzgar,fırtına,çığ ve yıldırımdır.Doğal afetlerin oluşum sayıları dikkate alındığında kuvvetli rüzgar ve sellere bağlı olarak meydana gelen afetler ilk sırayı almaktadır.
Dünya'da etkili olan 31 doğal afet türü;şiddetleine,oluşum sürelerine ve etkilerine göre sıralanınca en önemlilerinin kuraklık,tropikal siklon,bölgesel sel ve taşkınların olduğu görülür.Buafetlerin ortak özellikleri,önceden tahmin edilerek erken uyrarıları yapılan meterolojik afetler olmalarıdır.
Meterolojik afetler için alıancak önlemler;acil durum planları,iyiçalışan bir erken uyarı sistemidir.Bunlar olağanüstü hava olaylarına bağlı zararın azaltılmasını sağlayacaktır.
1970 yılında Bangladeş'te meydana gelen şiddetli bir tropikal siklon 300,000 kişinin ölmesine neden olmuştur.Fakat gelişmiş uyarı sistemleri sayesinden benzer tropikal siklonlarda 1992'de 13.000,1994'te ise sadece 20 kişi hayatını kaybetmiştir.
Etiketler: coğrafya dersleri , coğrafya dersi
bangladeş,
dolu,
doğal afetler,
japonya,
kuraklık,
meteorolojik,
meterolojik tehlikeler,
rüzgar,
sel,
tropikal siklon,
yağmur
7.11.2008
Gelişen Ülke Türkiye
Türkiye son yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadır.Yaptığı faaliyetler ile Dünya'ya adını duyurabilen ülkeler arasına girmiştir.Ülkemizde kadın nüfüs oranının fazla olmasına rağmen çalışan erkek sayısı daha fazladır.Gelişen ülkelerde kadın nüfüslarda igücüne katılır.
Ülkemizde okuma yazma bilmeyen nüfus oranı Cumhuriyet'in ilanı itibarı ile büyük,öenmli ölçüde azalmıştır.Günümüzde taşra teşkilatında yaşayan insanlar arasında okuma yazma bilmeyen insanlar kalmıştır.Bunların bazıları şehirler göç etmektedirler.Ve şeihr yaşatısının hızlı ritminde zorluk çekmektedirler.Butür insanların topluma kazandırılması içinde çalışmlar (kurslar) devam etmektedir.
Avrupa ülkelerinde gelişmişlik düzeyine bağlı olarak yaşlı nüfus oranı fazladır.Ve iş bölümülerinde genç nüfusa ihtiyaçları vardır.Ülkemizde ise genç nüfus oranı oldukça yüksektir.Ama bunlar arasında topluma kazandırılanların sayısı azdır.
Ülkemizde ünüversite mezunları bazı alanlarda iş bulmakta güçlük çekmektedir.Yada kendi mesleği ile ilgili çalışma-araştırmaları iyi şartlarda yerine getirememektedir.Bu yüzden dış ülkelere gitmey tercih ederler.Bu da beyin göçüne neden olmuştur.
Ülkemizde okuma yazma bilmeyen nüfus oranı Cumhuriyet'in ilanı itibarı ile büyük,öenmli ölçüde azalmıştır.Günümüzde taşra teşkilatında yaşayan insanlar arasında okuma yazma bilmeyen insanlar kalmıştır.Bunların bazıları şehirler göç etmektedirler.Ve şeihr yaşatısının hızlı ritminde zorluk çekmektedirler.Butür insanların topluma kazandırılması içinde çalışmlar (kurslar) devam etmektedir.
Avrupa ülkelerinde gelişmişlik düzeyine bağlı olarak yaşlı nüfus oranı fazladır.Ve iş bölümülerinde genç nüfusa ihtiyaçları vardır.Ülkemizde ise genç nüfus oranı oldukça yüksektir.Ama bunlar arasında topluma kazandırılanların sayısı azdır.
Ülkemizde ünüversite mezunları bazı alanlarda iş bulmakta güçlük çekmektedir.Yada kendi mesleği ile ilgili çalışma-araştırmaları iyi şartlarda yerine getirememektedir.Bu yüzden dış ülkelere gitmey tercih ederler.Bu da beyin göçüne neden olmuştur.
Etiketler: coğrafya dersleri , coğrafya dersi
beyin göçü,
cumhuriyet,
erkek nufus oranı,
gelişmişlik,
kadın nufus oranı,
okuma yazma nufusu,
yaşlı nufüs oranı
Yeryüzündeki Önemli Akarsular

ASYA:
*Yenisey
*Selenga
*Obi
*Sarı
*İrtiş
*Lena
*Mekkong
*Brahmaputra
*İndus
*Fırat
*Amuderya
*Ganj
*Saluen
*Sırderya
*Dicle
*Yamura
AFRİKA:
*Nil
*Benue
*Kongo
*Kasai
*Limpopo
*Nijer
* Orange
*Senegal
*Chari
AVRUPA:
*Volga
*Tuna
*Dinyeper
*Don
*Ren
*Elbe
*Loire
*Order ve Po
AMERİKA
*Arkansa
*Brazos
*Colorado
*Columbia
*Mackenzie
*Missisipi
*Missouri
*Nelson
*Rio Grando
*St.Lawrance
*Yukon
AVUSTRALYA
*Murray
*Darling
*Murrumbidge
Etiketler: coğrafya dersleri , coğrafya dersi
afrika nehirleri,
amerika nehirleri,
asya nehirleri,
avrupa nehirleri,
avustrlaya,
nehirleri
Türkiye'deki Bazı Kanyonlar
Çoruh Vadisi
Köprülü Kanyon
Antalya'nın Manavgat ilçesinin Taşadağıl Beldesi'nde bulunan kanyon tamamen bir doğa harikası.En yüksek kanyonlardan olduğu için özel araçlarla ulaşılıyor.
Karacehennem Boğazı
Kastamonu'da bulunan bu boğaz 400-500 m arasındaki iki parçadan oluşuyor.Bu kanyonunda(boğazın) suyun aşındırıcı etkisi ile oluştuğu söyleniyor.
Çoruh Vadisi
Ülkemizden doğup başka bir ülkeden denize dökülen nehirlerden olan Çoruh'un oluşturduğu vadidir.Üzerine kurulan taş ve asma köprüler manzarasını güzelleştiriyor.Burada yapılan rafting etkinlikleri ise ülkemizi Dünya ya tanıtmaktadır.
Ihlara Vadisi
Aksaray kent sınırları içerisinde bulunan bu vadi görseliği ve geçmişi ile oldukça çok zengin.Antik Çağlar'dan kalma kliseler bulunan vadi her yıl binlerce turist akınına uğruyor.Vadinin volkanik püskürme sonucunda oluştuğu söyleniyor.
Etiketler: coğrafya dersleri , coğrafya dersi
ıhlara vadisi,
kanyonların özellikleri,
karacehennem boğazı,
köprülü kanyon,
çoruh vadisi
4.19.2008
Ege Bölgesinin Özellikleri
Ege Bölgesinin Özellikleri
Konumu:
Ege kıyıları boyunca biga yarım adasının güneyinden Marmaris - Datça Yarım adası güneyine kadar uzanır. Afyon'un doğusuna doğru üçgen biçiminde daralarak İç Anadolu'ya sokulur.
Bölgenin Yüzey Şekilleri:
Bölgenin asıl ege bölümünde yüzey şekilleri , üç jeolojik zamanda meydana gelen orojenik hareketler esnasında sert batı anadolu kütlesinin kırılması sonucunda meydana gelmiştir. Kırılmalar sonucu yükselen bölüm horst dağlarını oluşturmuştur. Dağlar , doğu batı doğrultusunda kıyıya dik olarak uzanmıştır. Kuzeyden güneye doğru Kaz Dağı , Kozak Dağı , Yunt Dağı , Bozdağlar , Aydın Dağları ve Menteşe Dağları dır. Bu dağlar arasındaki ovalar ise kuzeyden güneye doğru Edremit , Bakırçay , Gediz , Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovalarıdır. Bölgedeki dağlar ve ovalar birbirinden faylarla ayrılmıştır. Bu yüzden buralar birinci derece deprem bölgesidir. Bölgedeki dağların denize dik uzanmasının ve aralardaki ovaların bölgeye bir çok bakımdan etkisi olmuştur. Kıyıdan içlere gidildikçe yükselti artar. İç batı anadolu bölümünün yüzey şekillerini kuzeybatı - güneydoğu doğrultusunda uzanan sıra dağlar ve platolar oluşturur.
Bu dağların başlıcaları :
Murat , Emir Dağı , Eğriöz, Türkmen Dağı ve Sandık Dağlarıdır.
İklim ve Bitki Örtüsü:
Bütün ege kıyılarında ve kıyı yakınlarında Akdeniz İkliminin özellikleri görülür. Bu iklim , dağlar arasındaki ova ve vadiler boyunca iç kısımlara kadar sokulur. İç kısımlara gidildikçe yüksekliğinde etkisi ile iklim karasallaşır. Doğal bitki örtüsü kıyıda ve alçak yerlerde maki , yüsek yerlerde orman , içlere doğru ise bozkırdır.
Akarsu ve Gölleri:
Bölgenin önemli akarsularu şunlardır:
Bakırçay , Gediz , Küçük Menderes ve Büyük Menderes'tir. Bölgenin en önemli gölü Bafa'dır. Bu göl alüvyon set gölü dür.
Nüfus ve Yerleşme:
Bölge , Türkiye'nin yoğun nüfuslu yerlerindendir. Bölgenin kıyı kesiminde nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üstündedir. Asıl ege bölümü , verimli tarım alanları nedeniyle dışardan göç alır , bölge Marmara'dan sonra doğum oranın en az olan bölgemizdir. Yurdumuzun en büyük tarım ürünleri ihraç limanı İzmir'dir. Ege bölgesinin en seyrek nüfuslu yerleri ise iç batı anadolu platoları ve menteşe yöresidir.
Konumu:
Ege kıyıları boyunca biga yarım adasının güneyinden Marmaris - Datça Yarım adası güneyine kadar uzanır. Afyon'un doğusuna doğru üçgen biçiminde daralarak İç Anadolu'ya sokulur.
Bölgenin Yüzey Şekilleri:
Bölgenin asıl ege bölümünde yüzey şekilleri , üç jeolojik zamanda meydana gelen orojenik hareketler esnasında sert batı anadolu kütlesinin kırılması sonucunda meydana gelmiştir. Kırılmalar sonucu yükselen bölüm horst dağlarını oluşturmuştur. Dağlar , doğu batı doğrultusunda kıyıya dik olarak uzanmıştır. Kuzeyden güneye doğru Kaz Dağı , Kozak Dağı , Yunt Dağı , Bozdağlar , Aydın Dağları ve Menteşe Dağları dır. Bu dağlar arasındaki ovalar ise kuzeyden güneye doğru Edremit , Bakırçay , Gediz , Küçük Menderes ve Büyük Menderes ovalarıdır. Bölgedeki dağlar ve ovalar birbirinden faylarla ayrılmıştır. Bu yüzden buralar birinci derece deprem bölgesidir. Bölgedeki dağların denize dik uzanmasının ve aralardaki ovaların bölgeye bir çok bakımdan etkisi olmuştur. Kıyıdan içlere gidildikçe yükselti artar. İç batı anadolu bölümünün yüzey şekillerini kuzeybatı - güneydoğu doğrultusunda uzanan sıra dağlar ve platolar oluşturur.
Bu dağların başlıcaları :
Murat , Emir Dağı , Eğriöz, Türkmen Dağı ve Sandık Dağlarıdır.
İklim ve Bitki Örtüsü:
Bütün ege kıyılarında ve kıyı yakınlarında Akdeniz İkliminin özellikleri görülür. Bu iklim , dağlar arasındaki ova ve vadiler boyunca iç kısımlara kadar sokulur. İç kısımlara gidildikçe yüksekliğinde etkisi ile iklim karasallaşır. Doğal bitki örtüsü kıyıda ve alçak yerlerde maki , yüsek yerlerde orman , içlere doğru ise bozkırdır.
Akarsu ve Gölleri:
Bölgenin önemli akarsularu şunlardır:
Bakırçay , Gediz , Küçük Menderes ve Büyük Menderes'tir. Bölgenin en önemli gölü Bafa'dır. Bu göl alüvyon set gölü dür.
Nüfus ve Yerleşme:
Bölge , Türkiye'nin yoğun nüfuslu yerlerindendir. Bölgenin kıyı kesiminde nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üstündedir. Asıl ege bölümü , verimli tarım alanları nedeniyle dışardan göç alır , bölge Marmara'dan sonra doğum oranın en az olan bölgemizdir. Yurdumuzun en büyük tarım ürünleri ihraç limanı İzmir'dir. Ege bölgesinin en seyrek nüfuslu yerleri ise iç batı anadolu platoları ve menteşe yöresidir.
Etiketler: coğrafya dersleri , coğrafya dersi
alüvyon set gölü,
büyük menderes,
emir dağı,
gediz,
kücük menderes,
nüfus ve yerleşme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)